KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5798 E., 2010/10404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İcra Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı Tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece, tahliye istemi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.03.2004 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan kira sözleşmesi ile aylık 70,00 TL kira bedelinin net olduğu, “Hususi Şartlar” 2. maddesinde kira artışının % 25 oranında olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.Davacı, bu kira sözleşmesine dayanarak ...
İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 5341 sayılı dosyası ile 15.12.2008 tarihinde davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibinde ödenmeyen Ocak 2008- Aralık 2008 arası aylar kira parası olan 1.650,00 TL'sının tahsilini istemiştir. Bu takibe itiraz eden davalı kira borcu bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, kira parasının ihtilaflı olduğu, davalı tarafından ödeme yapıldığı, kira sözleşmesinde artış şartının kararlaştırıldığı bu durumda ödenmeyen kira bedelinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği davalının kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini süresinde yatırmadığı gerekçesiyle itirazın kaldırılmasına ilişkin davanın reddine, yargılama sırasında kiralanan tahliye edildiğinden konusuz kalan tahliye istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HUMK'nun 275. maddesi gereğince, bilirkişi, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşüne başvurulan kişidir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümü mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Kaldı ki bilirkişi mütalaası da hakimi bağlayıcı nitelikte değildir.Aksine tutum yargı erkinin bağımsız hakimlerce kullanılmasını öngören anayasal kurala da aykırı olur.
Ayrıca yargılamanın sürat ve az masrafla yapılması ilkesini de zedeler. Somut olayda davalının itirazında kira miktarına karşı çıkmamış olması, ödemeye ilişkin banka makbuzu ibraz etmesi nedeniyle basit bir hesaplamayla ödenmeyen kira bedelinin tespiti olanaklı olduğu gibi mahkemece HUMK.nun 276. maddesi gereğince bilirkişi seçimine ilişkin usullere de uyulmadan yazılı şekilde itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5798, K. 2010/10404, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama