KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5859 E., 2010/9974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 5.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4.3.2010
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince. Davacı vekili davasında davalı borçlunun sözleşmede kararlaştırılan feshi ihbar süresine uymadan kiralananı terk ettiği ilk ay kira bedeli ödenmediğinden sonraki aylar kira bedellerinin de muaccel olduğu gerekçesiyle bir yıllık kira bedeli üzerinden yapılan takibe borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini belirterek takibe vaki itirazın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili taşınmazın tahliye edilip anahtarının notere teslim edildiğini savunmuştur. Nitekim 31.7.2009 tarihi itibariyle taşınmazın tahliye edilip anahtarın notere teslim edildiği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Mahkemece kiralananın anahtarının notere teslim edilmesi, feshi ihbar süresine uyulmadan taşınmazın tahliye edilip muacceliyet koşulu gereğince dönem sonuna kadar kiraların tahsilinin istenmesinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, davalı yaranına da inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmeyip yargılamayı gerektirdiğinden bahisle görevsizlik nedeni ile davanın reddine karar verildiğine göre inkar tazminatına hükmedilemez. İnkar tazminatı davaya bakmakla görevli mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu nedenle inkar tazminatına yönelik istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde bu istemin de kabulü doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5859, K. 2010/9974, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama