KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/5969 E., 2010/10787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hüküm, davalılardan ... ve ...'a Tebligat Kanununun 21 ve ...'e 35.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de yöntemine uygun değildir.
Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir.
Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Davalı ...'e hükmün tebliğ edildiği adrese daha önce Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre neden adreste bulunduğu tevsik edilmediğinden yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligat geçerli değildir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 20,21 ve Tüzüğün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. Davalılar ...'e neden adreste bulunmadığı tespit edilmediğinden, ...'a ise komşu ad ve imzası alınmadan yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/5969, K. 2010/10787, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama