KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6020 E., 2010/8156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19.3.2009
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının 35 ada 6 parsel nolu taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının 168 ada 48 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;dava konusu taşınmazın paydaşlarından ...’nın yargılama sırasında 17.4.2008 tarihinde öldüğü ancak mirasçıların davada yer almadığı sunulan mirasçılık belgesinin incelenmesinden anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı gibi HUMK.’nun 569.maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunlu olduğundan öldüğü anlaşılan paydaş ...’nın mirasçılık belgesindeki mirasçılarının usulünce davaya katılmaları ve taraf teşkili sağlandıktan sonra bir hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6020, K. 2010/8156, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama