KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6165 E., 2010/10646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 22 No’lu parselde bulunan 6 ve 7 no'lu bağımsız bölümlerin ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafindan temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen 22 No’lu parseldeki 6 ve 7 bağımsız bölüm No’lu dairelerin ve eklentisi kömürlüklerin taraflara miras bırakan ...’ dan intikal ettiğini, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın davacının yararına olmadığı gibi taşınmazların rızaen ya da aynen taksimine de olanak bulunmadığını belirterek, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davacının miras bırakan ...dan intikal eden taşınmazların ortaklığının giderilmesini isterken dosyaya sunduğu mirasçılık belgesi ve nüfus kayıtlarına göre bekar ve çocuksuz ölen miras bırakanın ağabeyi ...’ın mirasçılardan ...’ı evlatlık aldığını, ...’ın payının ...’a ait olması gerekirken diğer mirasçılara dağıtılmış olduğunu, bu durumun ortaya çıkması üzerine davacı verasetin iptali için dava açmış ise de bu davayı takipsiz bıraktığını,
davacının bu kez dava konusu taşınmazlar hakkında dava açarken önceki mirasçılık belgesini iptal ettirmeden miras bırakana ait Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009 / 160-559 sayılı mirasçılık belgesini sunduğunu, ilk mirasçılık belgesi iptal edilmediğinden ikinci kez alınan mirasçılık belgesinin yok hükmünde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılar duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamışlardır
Dava konusu edilen 14 parsel No’lu taşınmazda bulunan kömürlük eklentili 6 ve 7 bağımsız bölüm No’lu meskenler tapuda miras bırakan ... adına kayıtlıdır. Davacı bu taşınmazların ortaklığının giderilmesi için dava açarken dava dilekçesine Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 18.09.2009 gün ve 2009 / 160-559 sayılı mirasçılık belgesini eklemiştir. Bu karara göre 20.05.2004 tarihinde ölen miras bırakan ...ın terekesi
960 pay kabul edilerek mirasçı ...’a 285 / 960 pay verilmiştir. Bu payın 240 payı ...’ın evlatlığı, 45 payı da 15.10.2000 tarihinde vefat eden miras bırakanın kardeşi, ...’ın babası...ın mirasçısı olarak gelmektedir. Yine dosyada bulunan Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.06.2004 gün ve 2004 / 308-338 sayılı mirasçılık belgesinde ise miras bırakanın terekesi 360 pay olarak kabul edilerek mirasçı ...’a 15 / 360 pay verilmiştir. Bu pay adı geçene sadece babası...dan gelmektedir.
Miras bırakanın kardeşi ...’ın payı tüm mirasçılara dağıtılmıştır. Her ne kadar her iki mirasçılık belgesinde mirasçılar yönünden bir farklılık yoksa da pay oranları konusunda farklılık bulunmaktadır. Ortaklığın giderilmesi davalarında kayden ya da miras yolu ile paydaş olan kişilerin davada taraf olarak yer almaları zorunlu bulunduğundan bu tür davaların özelliği gereği gerçek hak sahiplerinin ve paylarının saptanması gerekir.
Ne var ki dosyaya sunulan mirasçılık belgeleri birbirine aykırıdır. Bunlardan birine itibar edilerek hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece birbirine aykırı mirasçılık belgelerindeki çelişkinin giderilmesi gerekir. Nitekim temyiz dilekçesine cevap veren davacı vekili 18.05.2010 tarihli dilekçesinde Sinop Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004 / 308-338 sayılı mirasçılık belgesinin iptali için dava açıldığını belirtmiştir.
0 halde açılan bu davanın sonucu beklenerek oluşacak pay oranlarına göre satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken mirasçılık belgelerinden birine üstünlük tanınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; kabul şekline göre de mahkemece dava konusu taşınmazların satışına karar verilirken hüküm kısmında 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 138. maddesinin sonuna eklenen fikra gereğince yayımlanan Harçlar Yasası’nın Genel Tebliği 1 sayılı tarifesi uyarınca hüküm tarihi itibariyle satış bedeli üzerinden % 0 9.9 nispi karar harcı alınması gerekirken % 09 harcın tahsiline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6165, K. 2010/10646, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama