KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6479 E., 2010/13231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 35 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece 10 adet taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine,12 adet taşınmaz yönünden davacının paydaş olmaması nedeniyle reddine,13 adet taşınmaza ilişkin davadan feragat nedeniyle reddine karar verilmiş,hüküm davalılardan ... tarafından temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının502-504-507-508-509-616-357-358-359-360-361-369-378-394-405-406-413-424-443 nolu parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının 285 nolu parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
285 nolu parselde paydaş olan davalı ...’un tebligat yarar adresi nüfus müdürlüğünce bildirildiği ve bu adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine adı geçen davalıya Tebligat Yasasının 35.maddesi gereğince tebligat yapılması gerekirken şartları oluşmayan ilanen tebligat yoluyla dava dilekçesi ve karar tebligatı yapılması doğru olmadığı gibi ilanen tebliğe ilişkin askı ilan tutanaklarına da dosya arasında rastlanılmamıştır.Ayrıca 285 parsel paydaşlarından ...’un ölü olduğu ileri sürüldüğüne göre,adı geçen davalının ölü olup olmadığı üzerinde durularak ölmüş ise mirasçılık belgesinin ilgililerden temini ile varsa mirasçılarının davaya
dahil edilmesi gerekmektedir. Mahkemece davalı ...’a dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan ve ...’un ölü olup olmadığı tespit edildikten sonra,işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
3-Davalının 503-506 ve 510 nolu parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece 503-506 ve 510 nolu parsellerle ilgili olarak yukarıdaki ilke doğrultusunda araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6479, K. 2010/13231, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama