KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6572 E., 2010/11195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. bütünleyici parça var ise bunlar Medeni Kanunun 684. maddesi gereğince arzın bütünleyici parçası sayılırlar. Paylaşmanın satış yoluyla yapılması halinde, bütünleyici parçanın arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyeti konusunda tapuda şerh varsa veya bütün paydaşlar bu konuda ittifak ediyorlarsa ve bütünleyici parça arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, o artışın tespiti için arzın ve bütünleyici parçanın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri saptanır. Belirlenen bu değerler toplanarak, taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının bütünleyici parçaya isabet ettiği hesaplanır.
Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak satış bedelinin bütünleyici parçaya isabet eden kısmının bütünleyici parça sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Somut olayda ; taşınmaz üzerinde davacı ve davalı tarafından tarafından yaptırılan iki adet bina bulunmaktadır. Davalıya ait binanın ruhsatı dosya içinde bulunmakla birlikte davacıya ait binanın kaçak olduğu, yıkım kararı verildiği, idare mahkemesi kararı bulunduğu,davacının bu nedenle ceza aldığı davalı tarafından ileri sürülmekle birlikte ilgili yerlerden delilleri toplanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafından yapılan binanın ruhsatlı olup olmadığı, hakkında yıkım kararı bulunup bulunmadığı, ruhsatsız yapılmış olması halinde ana taşınmaz üzerinde ne şekilde bir değer artışı meydana getirdiği tartışılarak oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken kaçak dahi olsa dava tarihindeki değeri üzerinden oran kurulması gerektiği kanaatine varılarak yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6572, K. 2010/11195, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama