KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6580 E., 2010/9806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Yalova İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27.04.2010
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı, davalı hakkında tahliye istekli başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine icra mahkemesine baş vurarak itirazın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında 29.06.2009 tarihli tutanaktır başlıklı belge ile davalının aylık 500 TL bedelle kiracı olarak davacıya ait evde kiracı olduğunu, davalının 2009 yılı Haziran ile Aralık ayları arası ve 2010 yılı ocak ayı kiraları toplamı olan 6000 TL nin tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, belirterek itirazın kaldırılmasını, takibin devamı ve % 40 inkar tazminatı istemiştir. Davalı tutanaktır yazılı belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu fakat kira borç ilişkisine ait satırların sonradan yazıldığını savunmuştur.
Takibe dayanak teşkil eden ve hükme esasa alınan “tutanaktır” başlıklı belgedeki imzanın davalıya ait olduğu kendisinin de ikrarıyla sabittir. Bu belgeye göre davalı davacının taşınmazında aylık 500 TL kira ile kiracı olarak oturacaktır. Bu sözleşme geçerli bir kira sözleşmesi olup İ.İ.K.'nun 269/b maddesi uyarınca buna dayalı olarak takibin yapılmasında ve davanın açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
İİK 269 maddesinde "ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62. madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmez ise akdi kabul etmiş sayılır” hükmüne yer vermiştir. Borçlu alacaklının takip dayandığı belgedeki imzasını açıkça itiraz etmediğine göre bu sözleşme ve içeriğini kabul etmiş sayılır.
Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın red edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6580, K. 2010/9806, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama