KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6607 E., 2010/11477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-el atmanın önlenmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.Yapılan inceleme sonucu temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla mahkemece temyiz isteğinin reddine ilişkin 17.09.2009 gün 2008/714 esas 2009/344 sayılı ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilip dosya incelendi;
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.
Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu taşınmazı mesken olarak kullanmak amacıyla satın aldığını, ihtiyaç nedeniyle akdin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ancak taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı, duruşmada ikametgahının Şişli ilçesinde olması nedeni ile davanın Şişli mahkemesinde açılması gerektiğinden bahisle yetki itirazında bulunmuştur.
Davacı, dava konusu edilen 2 numaralı dubleks mesken niteliğindeki bağımsız bölümü 23.05.2008 tarihinde satın almıştır. Buna ilişkin 03.06.2008 düzenleme ve 06.06.2008 tebliğ tarihli ihtarname ile kiralananın satın alındığını, ihtiyacında kullanacağından iktisap tarihinden itibaren altı ayın sonunda tahliye edilmesini istemiş 25.11.2008 tarihinde işbu davayı açmıştır.
Davacı yargılama aşamasında tüm delillerini bildirmiş olup tapu kaydı ve ihtarname dışında delil ibraz etmemiş, 26.05.2009 tarihli duruşmada başka delili olmadığına ilişkin beyanda bulunmuştur. Anılan deliller davacının iddiasını ispata yeterli nitelikte kabul edilemez. Türk Medeni Yasasının 6.maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Davacı, taşınmazı iktisap etmekle birlikte kendisi veya eşi veya çocukları için konut olarak kullanma ihtiyacında olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6607, K. 2010/11477, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama