KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6829 E., 2010/8434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25.11.2008
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 3512 ada 43 parsel sayılı taşınmazda 60/400 hisse sahibi ...'ın yargılama sırasında 29.06.2007 tarihinde öldüğü hükümden sonra dosyaya ibraz edilen nüfus kaydı ve mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'ın mirasçılık belgesindeki mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Tapu paydaşlarından ... adına çıkartılan duruşma ve gün saatini bildiren dava dilekçesinin soyadı nedeniyle tanınmadığından iadesi üzerine bu defa dava dilekçesinin tavzihi suretiyle ... isimli kişinin davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu husus üzerinde durularak ...'ün nüfus kayıtlarının getirtilmesi gerekirse tapu kaydının nüfus kaydına uygun hale getirilmesi için ilgilisine dava açmak üzere süre verilmesi ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6829, K. 2010/8434, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama