KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6952 E., 2010/8768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20.2.2008
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanında halen kirada pastane işletmekte olup, dava konusu yere taşımak istediğini bu nedenle dava konusu taşınmazı satın aldığını ve artık burada işini yapmak istediğini belirterek davalının taşınmazdan tahliyesini istemiş davalı ise davacının ... Tur.A.Ş’nde çalışmakta olup, taşınmazı kayınpederinden satın aldığını, satışın muvazaalı olduğunu, ihtiyacında samimi olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Olayımıza gelince. Davacı halen kirada pastanecilik işi yapmaktadır. İhtiyaçlının kirada bulunması halinde, kiralanan taşınmazın halen iş yapılan yerden daha üstün veya en azından eşdeğer nitelikte olduğunun anlaşılması halinde ihtiyacının varlığının kabulü gerekir.
Mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu yerin davacının halen faaliyetini sürdürdüğü işyerinden daha üstün vasıflı olduğu belirtilmiş, tanık beyanları da ihtiyacı doğrulamıştır. Mahkemece her ne kadar davacının iki ayrı işi olup, ihtiyacının samimi olmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiş ise de, esasen davacının gündüzleri bir özel şirkette muhasebe bölümünde çalışıyor olması, kendi adına pastane işletmesine engel değildir.
Bu durumda mahkemece kiralanan taşınmaz davacının halen faaliyetinin sürdürdüğü işyerinden daha üstün vasıflı olduğundan tahliye isteminin kabulü gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6952, K. 2010/8768, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama