KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/6955 E., 2010/13755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, icra takibine vaki itirazın iptali ile 13.250,00 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 1.000,00 TL'lik kısmı yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 7.11.2009 tarihinde yapmış olduğu icra takibi ile ödenmediğini iddia etitği 2009 Temmuz ayı bakiyesi 1250 TL ile aylık 6.000,00 TL'den Ağustos ve Eylül 2009 aylar kiraları toplamı 13.250,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 500.00 TL olduğunu, Ağustos ve Eylül 2009 aylar kira borcunun bulunduğunu, bunları da ödediğini bildirerek takibe itiraz etmiştir.
Davacı, dava dilekçesine eklemiş olduğu tutanak başlıklı, davalı imzasını taşıyan belgeye dayalı olarak, 2009 senesinde aylık kiranın 6.000 TL olarak taraflarca kararlaşırıldığını, takibe konu borcun ödenmediğini, iddia etmiştir. Mahkemece noter onaylı kira sözleşmesine itibar edilerek aylık kira bedeli 500.00 TL'den ödendiği ispat edilemeyen takibe konu Ağustos-Eylül 2009 aylar kira bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalının icra takibine vaki itirazın da dosyaya sunmuş olduğu 15.7.2009 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli, aylık kira bedelinin 500.00 TL olarak kararlaştırıldığı yazılı kira sözleşmesinin varlığına davacı karşı çıkmamış, ülkedeki stopaj vergisinin yüksek olması nedeniyle davalı ile bu sözleşmenin imzalandığını kabul etmiştir.
Bu durumda taraflar arasında farklı kira bedellerini ihtiva eden iki ayrı adi nitelikte düzenlenen belgenin varlığı sözkonusudur. Davalı kira bedeline karşı çıktığına göre kira bedelinin davacı tarafça kanıtlanması gerekeceğinden ve yargılama davalının gıyabında yürütüldüğünden, davaya dayanak yapılan tutanak başlıklı belgedeki imza ve tutanak içeriğine karşı davalının diyeceklerinin tespiti açısından öncelikle, HUMK.'nun 234.
Maddesi gereğince davalıya isticvap davetiyesinin çıkartılması gerekir. Daha sonra çözümlenmesi gereken diğer husus ise tarafların gerçek iradelerine uygun olan sözleşmenin tespiti ve kiracının bu sözleşmedeki bedelden sorumlu tutulmasıdır.
Her iki belgede, fabrika binasının kiralanmasından söz edildiğine göre kira paralarındaki fahiş miktar farklılığı da gözönünde bulundurularak hangi sözleşmenin gerçek iradeye uygun olduğunun belirlenmesinde bilirkişi aracılığı ile saptanacak kira paralarının da değerlendirilmesinin yapılması gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan sadece "aslının aynısıdır şerhini" taşıyan noter tasdikli yazılı kira sözleşmesine değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/6955, K. 2010/13755, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama