KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7122 E., 2010/12697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Temyiz eden davalının davacı ...’in kiralayan sıfatına ve kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.1.2007 tarihli ve oniki ay süreli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olup aylık kiranın 2007 yılında 250 TL, 2008 yılında 300 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının 1.9.2007-1.4.2009 tarihleri arasında 5.400 TL ödemesi gerekirken sadece 1.990 TL ödemesi nedeniyle bakiye kira alacağının tahsili için hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ettiğini belirterek,
itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı, dava konusu kiralananı davacı ...ten kiraladığını, ancak kendisi Almanya’da olduğundan sözlü kira akdini vekili olan ... ile yaptıklarını, kiralayan ile kiralanandaki tamir masraflarının kiradan düşülmesi konusunda anlaştıklarını, ayrıca kiralananın alt katının da kiraya verilmesi nedeniyle oranın işini de kiralayan ile kendisinin yaptığını, kira parasının 2007 yılında aylık 240 TL, 2008 yılında 300 TL olduğunu,
taşınmazda 2007 ve 2008 yıllarında kiracı olarak oturduktan sonra bir buçuk yıl önce tahliye ettiğini, 2009 yılında hiç oturmadığını, yaptığı masrafları da kiralayana bildirmediğini, bu nedenle bir mahsuplaşma yapmadıklarını, kiralananda bedenen de çalıştığından kendisinin de 3.600 TL çalışma bedeli alacağının olduğunu, ayrıca 2000 TL dolap ve pimapenlere masraf yaptığını, borcu kabul etmediğini, kiralayan ile irtibatı kopunca diğer davacı ...’in bu alacağı kendisinden istediğini ve hakkında icra takibi yaptığını, 2007-2008 yıllarında çalışmasına karşılık hiç kira vermediğini, ayrıca davacı ...’e elden 110 TL kira ödediğini belirterek,
davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. .
Taraflar yazılı kira sözleşmesi ibraz etmemişlerdir.Davacılar davalının kiralananda 1.1.2007 başlangıç tarihli ve oniki ay süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu iddia etmişler, davalı ise sözlü kira sözleşmesinin davacı kiralayan ... vekili ... ile yapıldığını, 2007 yılında aylık kiranın 240 TL,2008 yılında 300 TL olduğunu kabul etmiştir.
Ortada yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığına göre kira ilişkisinin varlığını, sözleşme koşullarını ve aylık kira parasının ne kadar olduğunu kanıtlama yükümlülüğü davacılara aittir.
Her ne kadar icra dosyasında belirtilmese de, dava dilekçesinde açıklandığı üzere her iki davacı, davalı hakkında Kütahya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 3393 sayılı dosyasında 1.9.2007-1.4.2009 arasında ödenmeyen 3.410 TL kira parasının işlemiş faizi ile tahsili için icra takibi yapmışlar, takibe yasal süresinde itiraz eden davalı ise borca ve fer’ilerine itiraz ettiğini belirterek icra takibini durdurmuştur.
İtirazın iptali yönünden açılan işbu davada ise davacı ...’in kiralayan sıfatına karşı çıkmış, 2007 yılında aylık kira parasının da 250 TL değil 240 TL olduğunu belirtmiştir. Davacı yanca davacı ...’in kiralayan olduğu ve aylık kira parasının 2007 yılında 250 TL olarak kararlaştırıldığı hususlarında bir delil sunulamadığına göre bu konuda davalının beyanlarına itibar etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece davacı ... yönünden davanın reddine ve 2007 yılı için aylık 240 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7122, K. 2010/12697, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama