KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7258 E., 2010/11853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Ali Görgün tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 24 parsel No’lu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde A harfiyle gösterilen evin ...’na B harfiyle gösterilen evin ... (Görgün) C harfi ile gösterilen evin ...’a ait olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilen davanın taraflarına ait bulunan muhdesatlar yönünden yukarıda belirtilen esaslara göre oran kurularak muhdesata isabet eden oranların muhdesat sahiplerine verilmesi ve geri kalan, arz ve muhdesat bedelinin tapu kaydındaki payları oranında taraflara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Ayrıca, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... Değirmencioğlu yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre vekalet ücreti verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması da hatalı olduğu gibi, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın mükerrer 138. maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü resmi gazetede yayınlanan Harçlar Yasası’nın Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümünde belirtildiği gibi taşınmazın satış bedeli üzerinden (binde 9,9) %09,9 harç alınması gerekeceği gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde %09 harç alınmasına karar verilmesi de doğru değildir. Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7258, K. 2010/11853, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama