KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7311 E., 2010/13216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, %40 icra-inkar tazminatının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve inkar tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının davacılardan ... tarafından açılan davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının kiracı olarak bulunduğu dükkanın kira bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve asgari %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunmadığını, davalının paylı mülkiyete tabi taşınmazın paydaşlarından olduğunu ayrıca ibraz edilen kira sözleşmesinde aylık kira parasının 125,00 TL olarak gösterilmesine rağmen 400,00 TL kira parası istendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı tarafından ibraz edilen ve davalı tarafından imzasına karşı konulmayan 01.04.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesini davalı kiracı, davacılardan ... kiralayan sıfatı ile imzalamış olup aylık kira bedeli 125,00 TL olarak belirlenmiş, her ay elden nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak Beykoz İcra Müdürlüğü'nün 2009/2171 sayılı dosyasında icra takibi yaparak aylık 400 TL'den 2008 yılı Şubat ayı ile Mayıs ayları arasındaki 4 aylık kira toplamı 1.680 TL'sının tahsilini istemiştir. Davalı, davacı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, kendisinin de paydaşlardan birisi olduğunu belirterek itiraz etmiştir. Davacı, aylık kira miktarını kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacının bildirdiği kira bedeli dikkate alındığında kira bedelinin tanık ile kanıtlanması mümkün değildir. Davacı kira miktarını yazılı belge ya da kesin delillerle iddia ettiği kira miktarını kanıtlayamamıştır. Ancak hükümden sonra davacı vekili 20.7.2010 tarihli dilekçe ile,aylık kiranın kira sözleşmesindeki gibi 125 TL olduğunu kabul ettiklerini, fazlaya ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece, aylık kiranın 125 TL olduğunun kabulü ile,itirazın kısmen iptaline, aylık 125 TL'den 4 aylık kira toplamı 500 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davalının, dava konusu kiralananın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olduğu ibraz edilen tapu kaydından ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Birlikte mülkiyet hallerinde bir paydaşın diğer paydaş aleyhine tahliye davası açması ve bu yolla tahliyenin sağlanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Ancak kira parasının ödenmemesi aktin feshini gerektiren bir neden olup tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
2-Davalının davacılardan ... tarafından açılan davaya ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve davalı tarafından imzasına karşı konulmayan 01.04.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesini davalı kiracı, davacılardan ... kiralayan sıfatı ile imzalamıştır.Bu sözleşmeye göre kiralayan davacılardan ... olup, davacılardan ...'ün kiralayan sıfatı bulunmamaktadır.Davada dayanılan icra takibindede alacaklı olarak yalnızca ... gösterilmiştir.Bu durumda davacılardan ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7311, K. 2010/13216, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama