KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7349 E., 2010/10974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar Dairemizin 29.12.2009 gün ve 11698-11827 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacılar tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosya kapsamına toplanan delillere bozma kararı gerekçelerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme istemleri yerinde değildir 2-Davacı vekilinin kira alacağına ilişkin karar düzeltme istemine gelince:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 01.06.2003 tarihli sözleşme ile aylık 4.479 TL bedelle kiracı olduğunu, 31.05.2008 olan kira dönemi sonunu beklemeden Ağustos 2007 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, taşınmazın yeniden ancak 01.02.2008 tarihinde kiraya verilebildiğini, kiralananın tahliyesinden sonra yaptırılan tespitte kiralanana 15.675 TL zarar verildiğinin saptandığını, davacıların taşınmazı yeniden kiraya vermeden önce davalının verdiği zararı kısmen karşıladıklarını, bunun için 10.002.94 TL harcama yaptıklarını,
tahliye tarihinden yeniden kiraya verme tarihi 01.02.2008 arasında beş aylık bir süre bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iki aylık kira bedeli 8.958 TL ile 10.002.94 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve dayanaksız açıldığını, işbu davada talep edilen Ağustos-Eylül 2007 ayları kirasına ilişkin taraflar arasında daha önce görülen bir davanın bulunduğunu ve o davada hüküm altına alındığını, her iki davada da davanın taraflarının ve dayanılan hakkın aynı olduğunu, bu itibarla iki aylık kira bedelinin bu davanın konusu olamayacağını, yokluklarında yaptırılan tespiti kabul etmediklerini, kiralananın eski hali belli olmadığından bilirkişi raporunun sağlıklı hazırlanmadığını, istenilen tazminat miktarının afaki olduğunu,
sözleşmenin 5. maddesinde kira döneminin sonunda bir aylık ihbar öneline uymak suretiyle sözleşmenin feshedilebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin de 01.06.2008 tarihinde başlayacak yeni kira döneminden önce 25.07.2007 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kiralananı bir ay içinde boşaltacağını bildirdiğini, bu sürenin sonunda davacılar kiralanan anahtarlarını almaktan imtina ettiklerinden 29.08.2007 tarihinde notere tevdi ettiklerini, bu şekilde kiralananın hukuka uygun şekilde tahliye edildiğini, tahliye tarihine kadar olan bütün kira bedellerinin ödendiğini,
davalının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. .
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 5. maddesinde kiracının içinde bulunduğu kira döneminin sonunda sözleşmeyi bir aylık ihbar öneline uymak kaydı ile feshedebileceği, bu takdirde fesih ihbarının hüküm ifade ettiği tarihten sonraki süre için kira bedeli ödeme yükümlüğünün olmayacağı kararlaştırılmıştır.
Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Her ne kadar davalı tarafından davacılara 25.07.2007 tarihinde keşide edilen ihtarname ile kiralananın bir ay içinde tahliye edileceği bildirilmiş ise de bu feshi ihbar sözleşmenin özel 5. maddesine uygun değildir. Anılan madde davalı kiracıya sözleşme süresi içinde sözleşmeyi feshetme yetkisi vermediği gibi bu ihtar ancak 01.06.2008 tarihinde sona erecek kira dönemi itibariyle hüküm ifade edebilir.
Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur.
Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Kiralananın anahtarları 08.10.2007 tarihinde teslim alınmıştır.
Yargılama sırasında Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007 / 483 esas 2008 / 354 karar sayılı dosyası içinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda anahtarın notere tevdi edildiği tarihten sonraki kiralananın üç aylık süre içinde kiraya verilebileceği ve kiracının 2009 Eylül-Ekim-Kasım ay kiralarından sorumlu olduğunu belirtilmiştir.
Bununla birlikte davacılar tarafından davalı hakkında Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007 / 483 esas 2008 / 354 karar sayılı dosyası ile Ağustos-Eylül 2007 ayları kirasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açılmış, davanın kabulüne ilişkin hüküm Dairemizin 25.05.2009 gün ve 2009 / 931-4725 sayılı kararı ile onanmıştır.
Bu karar onanmakla anahtar tesliminin notere tevdi tarihi olduğunun kabulü gerekir.Bilirkişilerce makul sürenin 3 ay olduğu ve kiracının 2009 Eylül-Ekim-kasım aylar kirasından sorumlu olduğunun belirtildiği ve onanan kararla bu durumun kesinleştiği,
Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007 / 483 esas 2008 / 354 sayılı kararı ile ağustos ve eylül aylar kirasının tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.Ekim-kasım 2009 aylar kirasının ise bu dosyada dava konusu edildiği ve az yukarda açıklanan kesinleşmiş mahkeme kararına göre tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7349, K. 2010/10974, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama