KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7426 E., 2010/9666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19.10.2009
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yeniden inşa nedeniyle tahliye, karşı dava ise faydalı ve zaruri masrafların tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece davaların kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı-karşı davacı vekili 25.06.2008 tarihli karşı dava dilekçesinde, taşınmazın 2002 yılında harap bir şekilde kiralandığını, kullanıma uygun hale getirilebilmesi için yeniden inşa giderlerinin müvekkilince karşılandığını, nitekim bu işleri yapabilmesi için davacının müvekkiline vekaletname verdiğini, taşınmazın imar ve ihyası için davacı lehine çeşitli masraflar yapıldığını, tahliye halinde yapılan masraflar nedeniyle müvekkilin yoksullaşacağını davacının ise sebepsiz zenginleşeceğini belirterek şimdilik 1.000 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, taşınmaz yıkılacak olduğu için söz konusu tadilat nedeniyle müvekkilinin zenginleşmeyeceğini, taşınmazın lokanta olarak kiralandığını, doğal olarak her türlü tadilatın davalıya ait olduğunu belirterek karşı davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01.10.2002 başlangıç tarihli ve 66 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 4. maddesinde, kontrattaki 14 maddelik genel hükümlerin geçerli olduğuna atıf yapılmıştır. Bahsi geçen genel hükümlerin 5. maddesinde; kiralanan şeyin vergisi ve tamirinin mal sahibine, kullanması için lazım gelen temizleme ıslah masraflarının kiracıya ait olduğu belirtilmiştir.
Ve yine 12. maddesinde; kiracının, kiralanan şeyin içinde ve dışında yaptırtacağı tezyinat masraflarının kendisine ait olacağı ve mukavele müddeti bittiğinde yapılan her türlü masraf için tazminat isteyemeyeceği ve inşaatın tamamının mal sahibine kalacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmedeki bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.
Kira sözleşmesinde kiralananın boş, üç katlı bina olduğu ve restorant olarak kullanılacağı belirtilmiş olup esaslı tamir ve tadilatın kiralayan tarafından yapılacağı konusunda bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Aksine sözleşmenin 5. maddesinde kullanılması için lazım gelen temizleme ve ıslah masraflarının kiracıya ait olacağı kararlaştırılmıştır.
O halde davalı-karşı davacının dava dilekçesinde ve 26.11.2008 havale tarihli dilekçesinde açıkladığı imalat ve onarımların kiralananın restorant olarak kullanılmasına yönelik ıslah masraflarından ibaret olduğunun kabulü gerekir.
Tahliye davasının açıldığı tarih itibariyle sözleşmede kararlaştırılan kira süresi sona erdiğine göre sözleşmenin 12. maddesi uyarınca kiracının tazminat isteme hakkının bulunmadığı gözetilerek karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7426, K. 2010/9666, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama