KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7433 E., 2010/14229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece verilen hüküm davalılar ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davacı miras bırakanı ...'ın payına dayanarak, önalım hakkını kullanmıştır. Davacının dayandığı pay sahibi ... mirasçılarının yukarıda açıklandığı şekilde davaya onaylarının alınması, bu olmadığı takdirde terekeye temsilci atanması ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken dahili davalı olarak dava dilekçesi tebliği ile yetinilmesi bir kısım davalıların yargılamaya da katılmadıkları gözetildiğinde doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7433, K. 2010/14229, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama