KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7547 E., 2010/12381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin 643 Ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin 196 Ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 196 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davacının mirasbırakanı Hasan Usanmaz'ın 74/160 payı bulunmaktadır. Dosyada mevcut Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.02.2009 tarih ve 2009/81 E. 2009/75 K. sayılı mirasçılık belgesinden Hasan Usanmaz'ın 25.12.1977 tarihinde öldüğü geriye davacı ...'ı bıraktığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu 196 Ada 3 parsel sayılı taşınmazda hak sahibi olan davacı tarafından açılan davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7547, K. 2010/12381, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama