KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7567 E., 2010/11183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, koşulları oluşmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili ile davalı ... ve davacı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı ... vekili ile ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.07.2006 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı anılan kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında aylık 850,00 TL’den Kasım 2007 – Haziran 2008 ayları kirasının tahsili için Ümraniye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 10470 sayılı dosyası ile icra takibi yapmıştır.
Ödeme emrinin davalı ...'a 17.06.2008 tarihinde, davalı ...'a 20.06.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı ... 23.06.2008 tarihinde davalı ... ise 25.06.2008 tarihinde yasal süresi içinde itiraz ederek kira borçları bulunmadığını, mal sahibi adına yönetime bakım, onarım ve vergi borçlarını ödediklerini kiradan mahsubunun gerektiğini belirtmişlerdir. İtiraz üzerine açılan işbu davada davalılar duruşmalara gelmedikleri gibi savunmada da bulunmamışlardır.
İİK.nun 67. Maddesinin 2. inci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu durumda mahkemece, kira alacağının tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilerek iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, davalı borçluların uygun bir tazminatla mahkum edilmesi gerekirken yazılı şekilde koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7567, K. 2010/11183, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama