KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7587 E., 2010/11676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ankara 13. İcra Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun vaki itirazı üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin kabulüne, konusuz kaldığından tahliye ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.11.2008 başlangıç tarihli 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 800,00 TL olup, her ayın 20.günü peşin ödeneceği ve özel şartlar 4.maddesinde ise “aynı dönem içerisinde kira bedelinin iki ay ödenmemesi halinde dönem sonuna kadar olan kira bedellerinin muaccel olacağı” kararlaştırılmıştır. Bu koşul geçerli olup tarafları bağlar.
Davacı alacaklı tarafından Temmuz ve Ağustos 2009 ayları kirasının ödenmemesi nedeniyle 31.8.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde Temmuz 2009 ila Kasım 2011 ayları arası kira parası olan toplam 23.840,00 TL kira parasının tahsili istenilmiştir.
Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu yasal süresindeki itirazında ve yargılamadaki savunmasında taşınmazın 15.7.2009 tarihinde davacının bilgisi dahilinde tahliye ve anahtarının teslim edildiğini, kira borcu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece asıl alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 4.12.2009 tarihli duruşmada davalının taşınmazı tahliye etmiş olduğu, bu nedenle tahliyenin konusuz kaldığı beyan edilerek 10.11.2009 tarihli anahtar teslim tutanağı ibraz edilmiş ise de, davalı borçlu, ibraz edilen anahtar teslim tutanağının kendileri ile ilgisi olmadığını, taşınmazı 15.7.2009 tarihinde tahliye ve anahtarı teslim ettiklerini beyan etmiştir. Taşınmazın tahliye edilmiş olduğu her iki tarafın da kabulünde olmakla birlikte anahtarın hangi tarihte teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir.
Davalı kiracı, taşınmazın 15.7.2009 tarihinde tahliye edilerek anahtarın teslim edilmiş olduğunu beyan etmekte ise de, anahtarın teslim edildiğini İİK.'nun 269/c maddesinde nitelikleri yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda taşınmazın anahtarının davacı tarafından bildirilen 10.11.2009 tarihinde teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Her ne kadar mahkemece tahliyenin dava tarihinden sonra gerçekleşmiş olduğundan bahisle asıl alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiş ise de, taşınmazın davacı tarafından bildirilen 10.11.2009 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü ile bu tarihe kadar olan kira parası yönünden itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, anahtar teslim tarihinden sonraki dönem için makul süre kirasının belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden bu kısma ilişkin olarak işin hallinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar vermek gerekirken,
yazılı şekilde asıl alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7587, K. 2010/11676, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama