KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7700 E., 2010/11642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Salihli İcra Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yasal 30 günlük ödeme süresi beklenmediğinden kiralananın tahliyesi isteminin reddine, itirazın kısmen kaldırılmasına karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. .
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına , dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davacı alacaklının kiralananın tahliyesi isteminin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı alacaklının kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 10.05.2001 başlangıç tarihli ve aylık 75,00 TL bedelli kira sözleşmesi hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalı kiracının ödemediğini iddia ettiği geçmiş dönemlerden kalan 2.720,00 TL ile 2009 yılı Mayıs-Ekim arası aylar kira parası olan 2.040,00 TL olmak üzere toplam 4.760,00 TL kira parasının tahsili için ...
İcra Müdürlüğü’nün 2009/ 6425 sayılı dosyası ile tahliye istemli icra takibi yapmıştır.Borçlu kiracı, takip alacaklısına hiçbir borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiştir. Takibe itiraz eden davalı kiracının kira ilişkisine,kira sözleşmesine ve kira miktarına bir itirazı bulunmamaktadır. Kaldı ki İcra İflas Kanunu’nun 62./ 4 maddesi hükmü gereği borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir.
Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Davalı kiracı da itirazında kira miktarına itiraz etmediğinden borç miktarı kesinleşmiştir. Her ne kadar davalı borçlu yargılama sırasında kira sözleşmesinde belirtilen bedellerin ödendiğini ileri sürmüş ise de İcra İflas Kanunu’nun 63. maddesi hükmü gereği itiraz sebepleri ile bağlı olup bunları değiştirmesi ve genişletmesi mümkün değildir.
Bu itibarla kira miktarına ilişkin savunması icra mahkemesinde sonuç doğuracak nitelikte değildir.
Bununla birlikte davalı kiracı itirazında belirttiği gibi borcunun tamamını ödediğini İcra İflas Yasası’nın 269 /c maddesinde sayılan belgelerle kanıtlayamamış olduğundan mahkemece,ödemelerin mahsubu ile kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken kira bedelinin bankaya yatırılan ve ihtirazi kayıtsız olarak çekilen miktar olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7700, K. 2010/11642, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama