KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7736 E., 2010/9465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30.6.2009
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık,bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince:davalılardan ... ve ...'e adresleri tespit edilememesi nedeniyle dava dilekçesi ve mahkeme hükmünün ilanen tebliğ edildiği, geri çevirme kararımız üzerine mahkemece adı geçen davalılara hüküm tebliğine ilişkin yeni tarihli askı ilan tutanağı dosya içine eklenmiş ise de dava dilekçesinin ilanen tebliğine ilişkin mahkeme divanhanesinde ilan yapıldığına dair askı ilan tutanağının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda Tebligat Yasasının 29. ve Tebligat Tüzüğü’nün 47.maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde ilanen tebligat yapıldığından söz edilemez. Mahkemece adresi bulunamayan adı geçen davalılara Tebligat Yasasının 29. ve Tebligat Tüzüğünün 47. maddeleri uyarınca ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7736, K. 2010/9465, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama