KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/7779 E., 2010/14052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir kısım ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde 17.666 TL olan bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hüküm altına alınan ziynet eşyalarının bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiş, bedel konusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000 TL’lik talepte bulunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ziynetlerin toplam değerinin 17.666 TL olarak belirlenmesinden sonra ise davacı vekili 11.02.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 17.521 olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilirken ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde 17.666 TL olan bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HUMK’nun 74. maddesi hükmü gereği hakim tarafların iddia, savunma ve istekleri ile bağlı olup ondan fazlasına ya da başka bir şeye hükmedemez.
Davacının dava konusu eşyaların bedelini 17.521 TL olarak talep etmiş olmasına karşın mahkemenin bu talebi aşarak aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedelinin 17.666 TL olarak tahsiline karar vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/7779, K. 2010/14052, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama