KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8033 E., 2010/12670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet bağımsız bölümde paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;Davaya konu ve satışına karar verilen dükkan ve mesken vasıflı her iki bağımsız bölümde de davalıların murisi ... paydaş olarak yer almaktadır. Dosyada mevcut tapu paydaşı ...'nın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinde mirasçı olarak eşi Dursune ile çocukları Döne, Minteha ve Musa yer almakta olup, bu mirasçılar davada taraf olarak gösterilmişlerdir.
Aksi sabit olana kadar geçerli olan bu mirasçılık belgesine göre taraf teşkili tamamlanmış ise de hükmü temyiz eden mirasçı davalılar kendileri dışında Seher Kaya ve Melek Kaya adlarında iki mirasçının daha bulunduğundan sözederek nüfus kayıt örneklerini eklemişlerdir.Bu durumda mahkemece taraflara bu iddialarını ispat açısından gerekli mehilin verilerek gerektiğinde dayanak mirasçılık belgesinin iptali için dava açmaları için de yetki verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de;Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda da, davalı borçlu ...'nın yetkili davacı alacaklıya olan borç miktarının ne kadar olduğu üzerinde durulmaması ve paya isabet edecek miktarın borca yetip yetmeyeceğinin tespit edilmemesi de hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8033, K. 2010/12670, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama