KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8050 E., 2010/12620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılardan kefil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kira sözleşmesinin başından beri kira parasının ödenmediğini, sözleşmenin 4. maddesinde iki ay kira parası ödenmediğinde tahliye koşulu bulunduğunu bildirerek davalıların tahliyelerini istemiştir. Davalı kiracı ..., tüm kira bedellerinin ödendiğini, icra takibi sonrası 1.994-TL ödeme yapıldığını, sözleşmenin 4. maddesine dayanılarak tahliye istenmesinin doğru olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı kefil ... duruşmaya katılmamış ve beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, sözleşmede kararlaştırıldığı gibi kira parasının ödenmesi gerektiğini, muacceliyet koşulunun gerçekleşmesine neden olan ay kira parasının ödenmiş olmasının, sonraki aylar için temerrüt oluşmasına engel teşkil etmeyeceğini bildirerek davalıların tahliyelerine karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 20.06.2008 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesini davalılardan ... kiracı sıfatıyla, ... ise müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kefil hakkında tahliye kararı verilemez. Sözleşmenin birinci sayfasında kiracı olarak gösterildiği halde son sayfasını kefil sıfatıyla imzalayan ...'nun gerçekte kefil olup olmadığı esaslı bir şekilde araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8050, K. 2010/12620, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama