KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8094 E., 2010/10791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan beş adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu edilen 249,271 ve 314 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların 2 ve 374 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceği gibi davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Olayımıza gelince; Dava konusu 374 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında paydaş olan ...'in ¼ payı bulunmakta olup davalı olarak ... gösterilmiştir. Mahkemece yaptırılan Emniyet araştırmasında ... adında bir kişi bulunmadığı, ... ve ...'in aynı kişiler olduğu tespit edilmiştir. Getirtilen nüfus kaydının ...'e ait bulunduğu, davacı vekilinin 04.11.2009 tarihli beyanı ile tapu kaydının düzeltilmesi için dava açmayacaklarını beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, nüfus kaydı ile tapu kaydı arasında farklılık olup davacı tarafından düzelttirilmeyeceği bildirildiğinden anılan parsel yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, 966 Ada 2 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi istenmiş olup bu parsele ilişkin hüküm kurulmadığı gibi talepte de bulunulmadığı halde 966 parsel sayılı taşınmazın satışına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8094, K. 2010/10791, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama