KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8230 E., 2010/10135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9.4.2009
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... ve kayyum tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin alacağı nedeniyle borçlu ... ... hakkında icra takibi başlatıldığını ve Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2007/863 Esas sayılı takip dosyası üzerinden borçlunun murisi ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz şerhi konulduğunu, İcra Tetkik Merciinden alınan yetki ile bu davanın açıldığını, dava konusu taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... davaya cevabında davacıya borcu olmadığını, bahse konu borçla ilgili olarak menfi tespit davası açıldığını, sonucunun beklenilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 11.2.2010 tarihli geri çevirme kararından sonra dosya içerisine getirtilen Denizli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/145 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; borçlu ... ... tarafından davalı ...’ya karşı Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2007/863 Esas sayılı takip dosyasındaki borçla ilgili olarak menfi tespit istemli dava olduğu, yargılamasının devam etmekte olup, duruşmanın 8.10.2010 tarihine erteli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece her ne kadar bahsi geçen dava sonucu beklenilmeden karar verilmiş ise de, anılan dosyanın borçlu lehine sonuçlanması halinde ortaklığın giderilmesi davasının sebebi ortadan kalkacağından mahkemece açılan menfi tespit dosyasının sonucunun beklenilmesi, ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava sonucu beklenilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8230, K. 2010/10135, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama