KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8305 E., 2010/13015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki adet taşınmazın paylaştırılmasına ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu parselde paylı olarak malik olduklarını, taşınmazdaki ortaklığın anlaşarak giderilmesi mümkün olmadığından, ortaklığın aynen taksimi mümkün ise taksim suretiyle, taksimi mümkün değilse satılarak giderilmesini istemiştir. Duruşmaya katılan bir kısım davalılar vekili ise davanın reddini istemiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.’nun 567.maddesi hükmü uyarınca on(10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata ilişkin olarak davacıya 15.9.2009 tarihli duruşmada bir sonraki celseye kadar dava açmak üzere kesin süre verildiği bu kesin süre içerisinde davacının Hassa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/172 Esas sayılı dosyasında mülkiyetin tespiti için dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece muhdesatın aidiyetine ilişkin işbu davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre satış bedelinin dağıtılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8305, K. 2010/13015, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama