KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8314 E., 2010/10167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11.3.2010
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki parça taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesiyle tarafların paylı olarak malik oldukları dava konusu taşınmazın paylaşımı konusunda anlaşamadıklarını belirterek taşınmaz üzerindeki ortaklığın mümkünse aynen bölünme, mümkün değilse satılarak ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, taşınmazın ortaklığının aynen bölünme suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 1 parsel sayılı taşınmaz tapuda 18260 m2 olup, belediye sınırları içinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olduğu bildirilmiş ve taşınmazın ifraz projesi hazırlanmıştır.
Hazırlanan bu ifraz projesi ilgili belediyeye sorulmuş ve belediye encümeninden ibraz edilen projeye göre taksim edilebileceğine dair karar da alınmıştır.
Mahkemece tarafların taksim projesine göre aynen taksim konusunda anlaşamadıkları ve taşınmaz üzerindeki 3. Kişiye ait villaların kendisine düşün paydaşa ne gibi külfet yükleyeceği belirlenemediği ve hissedarlar arası külfet ve denge sağlanamamış olmasından bahisle ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmiş ise de yukarıda açıklandığı gibi bölünen parçaların değerlerinin denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya ivaz eklenerek denkleştirme sağlanır.
Paydaşlar ifraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda anlaşamaz ise hakim huzurunda kura çekilerek yer belirlenir. Diğer yandan taraflar taşınmazın hisseli olarak paylaşılması konusunda da ittifak sağlamışlardır.
Mahkemece tarafların iradeleri doğrultusunda hisseli olarak paylaşma konusunda yeniden ifraz projesi hazırlatılmalı aksi takdirde mevcut taksim projesindeki parçaların denkliği sağlanarak kura çekmek sureti ile taşınmazın aynen taksimine karar verilmesi gerekir. Diğer yandan dava konusu edilen 2 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davada karar tarihi itibarı ile binde 9,9 yerine eksik olarak binde 9 harç alınması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8314, K. 2010/10167, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama