KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8395 E., 2010/10037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19.2.2009
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, taşınmazın diğer paydaşlarından ...'ün payını 23.07.2007 tarihinde ... ...'ye sattığını, 03.09.2007 tarihinde 13.000,00 TL bedelle ... ...'den yeniden satın aldığını, davalı ... adına kayıtlı 1/11 payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.Davalı, duruşma gün ve saatinin yöntemine uygun olarak tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.Mahkemece, paydaşa karşı önalım hakkı kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkı veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale Gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Önalım davasının davalısı önalım hakkına ilişkin taşınmazdaki payı satın almadan önce o taşınmazda paydaş ise bu paydaş hakkında önalım hakkı kullanılamaz. Zira yasada bir paydaşın payını üçüncü şahsa satması halinde önalım hakkının varlığı kabul edilmiştir.Paydaş üçüncü kişi sayılamayacağından paydaşın paydaş aleyhine önalım hakkı kullanması söz konusu olamaz. Dava hakkına ilişkin bu hususun davanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu edilen 2 parsel sayılı taşınmazda 2/11 pay sahibi olan ... 1/11 payını 23.07.2007 tarihinde 13.000,00 TL bedelle ... ...'ye satmış, 1/11 payını ise 25.07.2007 tarihinde 13.000,00 TL bedelle ... ...'e satmıştır. ... ...'de 03.09.2007 tarihinde 1/11 payını 13.000,00 TL bedelle yeniden davalı ...'e satmıştır. Davacı, 03.09.2007 tarihinde yapılan satışa karşı önalım hakkına dayalı olarak işbu davayı açmıştır. Davalı ...
25.07.2007 tarihinde tüm payını sattığından paydaşlık sıfatı sona ermiştir. Bu nedenle tüm paylarını satmakla üçüncü kişi konumuna düşen davalı ...'e 3.09.2007 tarihinde yapılan pay satışı nedeniyle önalım hakkının kullanılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken 25.07.2007 tarihli satış gözönüne alınmadan paydaşa karşı önalım hakkı kullanılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8395, K. 2010/10037, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama