KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8531 E., 2010/12259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Konya 3.İcra Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı, davalı borçlu, hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatmış olduğu icra takibine, davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı, icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davalının alacağa ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.12.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı bu sözleşmeye dayanarak, davalı borçlu hakkında, 13.05.2010 tarihinde tahliye talepli icra takibi ile 2010 yılı Mart ve Nisan ayları kira alacağının ödenmemesi nedeniyle, aylık 550 TL den 1100 TL’nin tahsilini istemiş davalı 20.05.2010 tarihli itiraz dilekçesi ile Nisan ayı Kira bedelini kabul ettiğini Mart ayına ilişkin kira borcu olmadığını belirterek itiraz etmiştir. Bu durumda yalnız Mart ayı kira bedeli olan 550 TL’ye itiraz edildiği ve 550 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-) Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklının 13.05.2010 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibinde örnek 13 ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük süre verilmiştir. Davacı İ.İ.K. 269/1 maddesinin göndermesi ile B.K.’nun 260. maddesindeki otuz günlük süre beklenilmeden 02.06.2010 tarihinde icra mahkemesinde açtığı dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi dosya kapsamından belli değil isede, takip tarihi göz önüne alındığı takdirde bile 30 günlük süre beklenilmeden davanın açıldığı görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, tahliye isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8531, K. 2010/12259, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama