KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8541 E., 2010/13155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu ... köyü 397 parsel sayılı taşınmazın aynen taksim ya da satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Mahkemece davalı taşınmazın aynen taksimi mümkün olmadığından satılarak ortaklıklarının giderilmesine karar verilmiştir.
HUMK'un 388/son maddesine göre, gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Olayımızda; satış parasının bölüştürülmesine ilişkin hüküm fıkrasının ikinci paragrafında.
"Satış bedelinin taraflara tapuda gösterilen hisseleri oranında ve veraset ilamında gösterilen hisseleri ile bilirkişi raporunda belirtilen muhtesat payları nispetinde ödenmesine” denildikten sonra dördüncü paragrafında; pay ve payda eşitliği gözetilmeden ve bilirkişi raporunda öngörülmeyen bir şekilde oranlama yapılarak, her bir paydaş için muhtesata ve arsaya düşen oranların gösterilmek suretiyle hüküm kurulduğu görülmüştür.
Şu durumda, kararın hüküm fıkrasında çelişki meydana gelmiş ve hükmün yerine getirilmesi yönünden duraksamaya neden olunmuştur. Açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek hükmün yerine getirilmesi aşamasında duraksamaya yol açacak biçimde çelişkili hüküm kurulması, HUMK'un 388/son maddesine aykırıdır.
Mahkemece, mevcut çelişki giderilmek ve hatalı görülen bilirkişi raporunun da irdelenmek suretiyle yeniden yapılacak oranlama doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8541, K. 2010/13155, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama