KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8717 E., 2010/11485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali takibin devamı ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 10.641,63-TL asıl alacak ve 777,56-TL işlemiş faiz yönünden reddine, 958,37-TL asıl alacak ve 47.44-TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2007/214 sayılı dosyası ile 11.600,00 TL kira alacağı ile 825.-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 12.425.-TL üzerinden icra takibi yapıldığını, davalıların süresinde kısmen itirazda bulunup takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek, davalıların haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağa yasal faiz yürütülmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalıların davacıya ait dükkanda kiracı iken kira bedelinin bir kısmını ödemeyerek temerrüde düştüklerini ve Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1341 esas 2006/1064 sayılı kararı ile tahliyelerine karar verildiğini, 01.09.2007 tarihinde dükkanı tahliye ettiklerini, taraflar arasındaki kira ilişkisine ait ve davacı tarafca imzalanan iki adet sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmelerden en son düzenlenme tarihli olan 01.10.2003 tarihli yıllık 500-TL ödemeli kira sözleşmesinin geçerli olması gerektiğini, davacının sözleşmede yazılı bedelden fazlasını talep etmesi nedeniyle kira bedelinin ödenmediğini,
01.10.2005 tarihinden dükkanı tahliye ettikleri 01.09.2007 tarihine kadar kira süresi için 755.-TL kira borcu bulunduğunu, bu miktar dışında alacak ve faiz taleplerini kabul etmediklerini, taraflar arasındaki dava sonucu kesinleşen mahkeme kararında da belirtildiği üzere davacıya ödenmesi gereken kira borcunun aylık değil yıllık kararlaştırıldığını, aylık kira bedelinin 350 TL veya 437.-TL olmadığını, yıllık kiranın ise taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesinde belirlendiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 01.10.2005 ile 01.10.2007 tarihleri arasındaki dönem bakımından kira alacağının 958,37.-TL ve yasal faizin ise 47,44.-TL olduğuna ilişkin 15.12.2008 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının kısmen iptali ile takibin 958,37.-TL asıl alacak ve 47,44.-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 1.005,81.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 81,34.-TL icra tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4.256,65.-TL icra tazminatının davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.09.2006 gün 2005/1341 esas 2006/1064 karar sayılı dava dosyasında, taraflar arasında düzenlenen 01.10.2000 başlangıç tarihli 1 yıl süreli, yıllık peşin 1.200-TL ödemeli % 25 artış koşulu bulunan kira sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilerek verilen karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Kesinleşen mahkeme kararı tarafları bağlar.
Bu durumda, kesinleşen mahkeme kararı nedeni ile taraflar arasında 01.10.2000 başlangıç tarihli yıllık 1.200-TL ödemeli % 25 artış koşulu bulunan kira sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Yargılama aşamasında 01.10.2000 başlangıç tarihli, yıllık 1.200-TL ödemeli, % 25 artış oranlı kira sözleşmesine göre bilirkişi Avukat ...'ün düzenlediği 25.09.2008 tarihli raporunda 2. alternatif olarak sunduğu hesaplama gözönüne alınarak belirlenen bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken 15.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8717, K. 2010/11485, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama