KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8791 E., 2010/14407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece değerlendirilerek karar verilmiş olmasına, ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacının iki haklı ihtar hukuksal nedenine dayalı tahliye davasının reddine ilişkin hükme yönelttiği temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temerrüt nedeniyle açılan tahliye davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu husus da gözönünde tutulmalıdır.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.05.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 5.maddesinde, birinci yıl için aylık kira bedelinin KDV hariç 9.746 USD olduğu, her yıl için %4 oranında artış yapılacağı ve kira parasının her ayın ilk beş günü içinde kiralayanın bildireceği banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Tarafların serbest iradeleriyle sözleşmeye konulan bu koşullar geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı tarafından, 2009 Haziran ve Temmuz aylarına ait kira borçları ile birlikte çeşitli gider kalemlerinden oluşan toplam 25.000 TL alacağa ilişkin olarak davalıdan dört adet senet alındığı, bu senetlerin davalıya gönderilen ödememe protestosu ve temerrüt ihtarına rağmen ödenmediği bildirilmiştir.
Esasen vadesinde ödenmeyen 2009 yılı Haziran ve Temmuz ayları kira bedelleri ile çeşitli gider kalemlerinden oluşan toplam 25.000.-TL alacak için kiralayana bono verildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece, ihtarnamede 1.5.2007 tarihli kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira borcu dışında başka borçların da talep edildiği, esas sözleşmeden kaynaklanan borç miktarının açık bir şekilde ihtarnameye yazılmadığı, bu nedenle temerrüt ihtarının usulüne uygun olmadığı belirtilmiş ise de; davada dayanılan 8.12.2009 tarihli temerrüt ihtarında 2009 Haziran ve Temmuz aylarına ait kira bedellerinin açıkça gösterildiği, temerrüt ihtarının geçerli ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davalının temerrüt ihtarına konu edilen 2009 Haziran ve Temmuz aylarına ait kira borcunu ödediğine ilişkin bir savunması da bulunmadığına göre mahkemece temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8791, K. 2010/14407, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama