KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8841 E., 2010/14080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmaz mal paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davaya konu taşınmazlarda paydaş olan Mehmet Samur'un mirasçısı olduğunu iddia eden ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;davaya konu her iki taşınmazda ... oğlu ... paydaş olarak görülmektedir. Adı geçen paydaş ölü olup, dosyada taraf teşkiline esas alınan Bolu sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen 28.3.2006 gün 2006/372 esas, 2006/347 karar sayılı mirasçılık belgesinde hükmü temyiz eden ... dışındaki tüm mirasçıların davada taraf olarak yer aldıkları anlaşılmaktadır. Temyiz eden de aynı mirasçılık belgesine dayanarak kendisini davaya katılmadığından söz ederek hükmü temyiz etmiştir. Bu durumda temyiz edenin iddiası ile davaya dayanak teşkil eden mirasçılık belgesine göre davada taraf teşkili sağlanmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8841, K. 2010/14080, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama