KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8968 E., 2010/10022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24.12.2009
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekillerinin 4664 ada 4 No’lu parsele yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Temyiz eden davalı vekillerinin 4664 ada 5 No’lu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava alacaklı vekili tarafından açılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu hakkında Denizli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9414 sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borçluya ölü babasından intikal edecek taşınmazlar üzerine haciz şerhi konulduğunu ve ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere İcra Tetkik Merciinden yetki aldıklarını belirterek davaya konu 4664 ada 4 ve 5 sayılı taşınmazların aynen taksim veya satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmazların satışına karar verilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi ve aile konutunun özgülenmesi davaları nitelikleri itibariyle ayrı ayrı davalardır. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar ile haklarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içerdiğinden iki taraflı bir dava olduğu söylenemez.
Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren aile konutunun özgülenmesi davasında görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava müstakil olarak açılabildiği gibi açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de açılabilir. Özgüleme davası, ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde açılmış ise, mahkemece dava konusu taşınır ya da taşınmazın değeri belirlenerek, dava değer itibariyle sulh mahkemesinin görev sınırını aşıyorsa özgüleme davasının tefrikine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilip, bu davanın sonucu beklenmelidir. (HUMK. Md.5) Karşı davanın değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa HUMK.'nun 566. maddesi uyarınca öncelikle özgüleme isteği çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Olayımızda; davalıların temyiz dilekçelerinde, sağ kalan eş ... tarafından Denizli 3. Aile Mahkemesinin 2010/47 Esas sayılı dosyasında 4664 ada 5 No’lu parsel ile ilgili olarak taşınmazın sağ kalan eşe özgülenmesi davası açıldığını dile getirmişlerdir. Şu durumda mahkemece ilgili dava dosyası getirtilip incelenerek, davanın T.M.K.nun 652.maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyetinin miras hakkına mahsuben sağ kalan eşe özgülenmesine yönelik olduğunun tespiti halinde, bu davanın sonucunun beklenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8968, K. 2010/10022, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama