KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9040 E., 2010/12366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Biga İcra Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibine dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.08.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak Biga İcra Müdürlüğü'nün 2008/1133 sayılı icra dosyası ile Şubat ve Mart 2008 ayları kira parası 3000,00 TL ile 225,00 TL işlemiş faizi olmak üzere 3.225,00 TL kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak takip yapılmıştır.
Borçlu kiracıya gönderilen örnek 13 ihtarlı ödeme emri 01.04.2008 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesine göre “muhatabın evinde kimse bulunamadığından 2 no'lu haber kağıdı yapıştırılarak en yakın komşusu Remzi Ülker'e haber verildi,komşusu imzadan imtina etti” şerhi ile tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili, yargılama sırasında kira sözleşmesinde kiraya veren olarak gösterilen kişiler ile icra takibini yapan kişilerin farklı olduğunu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, takipten haberdar olduğu gün kira parasının ödendiğini, bu nedenle temerrüt oluşmayacağını, iki ayrı takip talebi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü süresi içinde icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürüp, tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi ödeme emrine de süresi içinde itirazda bulunmadığından 01.04.2008 tarihinde yapılan tebligat ve takipte istenilen alacak miktarı kesinleşmiştir. İcra mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamaz.
YHGK 30.03.2005 gün ve 2005/6-190-220 ve 28.09.2005 tarih 6-518-518 sayılı kararları da bu doğrultudadır.Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde icra müdürlüğünce yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9040, K. 2010/12366, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama