KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9081 E., 2010/12749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Adana 4.İcra Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacılar tarafından davalılar hakkında 22.1.2009 düzenleme tarihli taahhütnameye dayanılarak başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece taahhütnamedeki tahliye tarihinden sonraki döneme ait kira parasının alındığı, bu nedenle akdin devamı için iradenin oluştuğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından 28.1.2010 tarihinde başlatılan icra takibinde 22.1.2009 düzenleme tarihli 31.12.2009 tarihinde tahliye edileceği belirtilen taahhütnameye dayanılmıştır. Davalı süresinde icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazında yeni kira dönemi için kira parası ödediğini böylece kira sözleşmesinin yenilendiğini savunmuş, icra takibine dayanak yapılan 22.1.2009 düzenleme tarihli taahhütnamedeki imza ve tarihe açıkca itirazda bulunmamıştır.
Davalı kiracı İİK.nun 275.maddesinde yazılı nitelikte kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair bir belge ibraz edememiştir. Taraflar arasında düzenlenen 1.1.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde kira bedelinin, kira yılının ilk beş gününde yıllık peşin ödeneceği kararlaştırılmış olup, davacının icra takibine başlanması gereken bir aylık sürede muaccel olan yıllık kira parasını isteme hakkı vardır.
Bu durum kira sözleşmesinin yenilendiğinin kabulünü gerektirmez. Ayrıca davalının tahliye tarihinden sonraki aylar için ödediği kira bedelinin iadesi için dava açma hakkı bulunmaktadır. Takibe dayanak yapılan 22.1.2009 düzenleme tarihli taahhütname geçerli olup, süresinde icra takibi başlatıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9081, K. 2010/12749, 24 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama