KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/922 E., 2010/7118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10.3.2009
- Üçüncü şahıs
- (dahili davalı):...-...
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık 2 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece 4613 parsel nolu taşınmaza ilişkin davanın açılmamış sayılmasına,4282 parsel nolu taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm davalılardan ... tarafından temyiz etmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Dosya arasında mevcut tapu kaydı ve mirasçılık belgesinden davalılardan ...’un 3.12.2008 tarihinde karardan önce ölmüş olduğu ve mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilip hüküm verildiği, gerekçeli kararın mirasçılarına tebliği ile yetinildiği anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup hakim tarafından her aşamada re’sen (kendiliğinden) dikkate alınmalıdır.Mahkemece yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davalı ... mirasçıları davaya dahil edilip, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra,işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/922, K. 2010/7118, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama