KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9221 E., 2010/13399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın 3750 TL üzerinden iptali ile tahliye isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 14.3.2006 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmazı fırın olarak kullanmak üzere kiraladığını sözleşmede yıllık kira bedelinin 15000 TL ve yıllık kira artışının % 25 olarak belirlendiği ve yıllık kira bedelinin 3’er aylık dönemler halinde peşin ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen davalının 2007 yılından bakiye 17.730 TL ile 2008 yılından (Ağustos dahil) 14.880.TL olmaka üzere toplam 32.610 TL asıl alacak ile 482.44 TL işlemiş faiz bedelini ödememesi sebebiyle hakkında icra takibi yapıldığını,
davalının borcu kabul etmediği,alacaklının kendi edimini yerine getirmediğinden bahisle itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde işyerinin açıldıktan kısa bir süre sonra iskan ruhsatı olmadığından Belediye tarafından mühürlenmek suretiyle kapatıldığını ve halen de kapalı olduğunu, davacının kendi edimini yerine getirip, işyerini kiralamaya elverişli hale getirmeden kiraladığı için kira bedeli talep edemeyeceğini ve tahliye istenemeyeceğini savunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 249/2. maddesinde Kiralanan, akitten maksut olan kullanmayı mümkün olamayacak yahut intifa ehemmiyetli suretle azalacak bir halde teslim olunursa kiracının akdi feshe yahut ücretten münasip bir miktarın tenzilini istemeğe yetkili olacağı belirtilmiştir. Olayda kiracının iskan ruhsatı alınmadan teslim edilen kiralanan ile ilgili olarak akti fesih ettiği ve yahut ücretten münasip bir indirim yapılmasını talep etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken, kiralanın Belediyece mühürlenerek kapatıldığı tarihe kadar olan kira alacağına hükmedilmesi ve bu tarihte sözleşmenin sona erdiği belirtilmek suretiyle tahliye isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9221, K. 2010/13399, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama