KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9339 E., 2010/10546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava onbir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre dava konusu 133, 187, 281, 321, 432, 442 ve 76 Parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu 190, 202, 313 ve 443 Parsel nolu taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu 190, 202, 313 ve 443 Parsel nolu taşınmazlarda paydaş olan Medine Aydın, Hatice Yıldız ve Ayşe Çelik davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde adı geçen kişiler adına davetiye tebliğ edilmesi, ölmüş olmaları halinde ise veraset belgesine göre tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9339, K. 2010/10546, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama