KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9353 E., 2011/116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince;dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz üzerindeki binanın davalılardan ..., ... ve ...’ın murisleri olan ...a ait olduğu konusunda taraflar arasında ittifak bulunmaktadır.
Satışına karar verilen taşınmazın satış bedelinin yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde oran kurularak satış bedelinin bu oranlar dahilinde muhtesat bedelinin muhtesat sahibine, arz bedelinin de payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekirken yazılı şekilde evin satış bedelinin arsa bedelinden ayrı olarak ... mirasçıları olan paydaşlara ödenmesi şeklinde hüküm kurulması doğru değilse de bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında usül ekonomisi açısından yarar görülmediğinden hükmün 2 maddesinin son cümlesinde yazılı "836 ada 3 parsel nolu taşınmazdaki evin satış bedelinin arsa bedelinden ayrı olarak
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9353, K. 2011/116, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama