KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9392 E., 2010/14356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Aile Mahkemesi Sıf.
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve davacıya ait dükkanın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece ziynetlere ilişkin davanın kısmen kabulüne, tapu iptali ve tescil istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde, davalı tarafından bozdurulan ziynetlerin aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde infaz tarihindeki değerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, ziynetlerin bozdurularak paraya çevrildiğinden aynen iadesinin mümkün olmadığı belirtilerek, ziynetlerin dava tarihindeki değeri olan 27.890 TL’ye hükmedilmiştir.
19.2.1947 tarih 1947/1 Esas, 1947/7 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca konusu altın olan borçların (bulunması olanaklı, oldukça benzer, eş, özdeş) piyasadan araştırılıp, bulunması olanaklı oldukça buna göre işlem yapılması, aksi takdirde fiili ödeme günündeki değerinin esas alınması gerekir.
Dava konusu (bozdurulan) ziynet eşyalarının misli eşya olup olmadığı, misli eşya ise piyasadan temin ve tedarikinin mümkün olup olmadığı araştırılıp, sözü geçen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ile istem gözetilmeden yazılı şekilde dava tarihindeki değerine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9392, K. 2010/14356, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama