KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9437 E., 2010/14279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık 5 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ..., ... mirasçısı ..., ... tarafından temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, davalılar ile müşterek malik oldukları 5010 ada 2 parsel, 5010 ada 7 parsel, 5011 ada 5 parsel, 5011 ada 8 parsel ve 5011 ada 7 parsel nolu taşınmazların ortaklığın, satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
1-Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davalılardan ...’in sunulan mirasçılık belgesine göre, 2003 tarihinde dava açılmadan önce öldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda ölü ...’in mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde 38 pafta, 175 ada ve 50 parsel de 163 m2 olarak müvekkili adına kayıtlı bulunan taşınmazında bulunduğu bölgede Buca Belediyesi tarafından 1999 yılında 470 sayılı plan gereğince yapılan imar düzenlemesi neticesinde 5010 ada 2 parsel, 5010 ada 7 parsel, 5011 ada 5 parsel, 5011 ada 8 parsel ve 5011 ada 7 parsel nolu taşınmazlardan pay verilerek imar düzenlemesi yapıldığını belirterek sonuç kısmında,
2.Bölge, Dumlupınar Mahallesi, 131. Cilt olarak kayıtlı bulunan taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesini talep etmiş ise de, davayı nitelendirmek hakime aittir. Bu nedenle satışına karar verilen parsellerin ayrı ayrı infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde 131.Cilt olarak kayıtlı bulunan taşınmazların satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın mükerrer 138. maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü resmi gazetede yayınlanan Harçlar Yasası’nın Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümünde belirtildiği gibi taşınmazın satış bedeli üzerinden (binde 9,9) %09,9 harç alınması gerekeceği göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde %0,09 harç alınmasına karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9437, K. 2010/14279, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama