KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9451 E., 2010/12283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldiler.Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 42.255.60 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile tahliye isteminin reddine, kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş bulunmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tahliye isteminin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Fransa’da ikamet eden müvekkilinin dava konusu taşınmazı kiraya vermesi için dava dışı ...’a vekaletname verdiğini, vekilin de kiralananı 1.10.2007 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 4.000 TL’den davalıya kiraladığını, ancak davacının Türkiye’ye geldiğinde Mayıs 2008 ayından itibaren aylık kiraların 2.000 TL’den yatırıldığını gördüğünü ve davalı ile vekili arasında Mayıs 2008 tarihinde aylık 2.000 TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi yapıldığını öğrendiğini, sözleşmedeki şartların değişmesini gerektirir bir neden olmadığı gibi davacının da bu yönde bir talebinin bulunmadığını,
ikinci sözleşmenin davacıyı zarara uğratmak amacı ile ve kötü niyetle yapıldığını, vekilin vekalet yetkisini kötüye kullandığını, bu nedenle 25.8.2008 tarihinde de vekillikten azledildiğini, davalının aylık kira parasını Mayıs 2008-Eylül 2008 arasında 4.000 TL ve sözleşmedeki artış şartına göre de Ekim 2008’den itibaren Ekim 2009’a kadar 4.481.20 TL ödemesi gerektiğini belirterek, davalının tahliyesini ve 42.255.60 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, uyuşmazlığın davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkinden kaynaklandığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının vekili ...’a verdiği vekaletname gereğince davalının kira sözleşmesi imzaladığını, ancak kiracılık sürecinde ekonomik koşulların değişmesi nedeniyle vekille bu kez daha düşük bedelli kira sözleşmesi
9451/12283 -2- düzenlendiğini, vekilinin bu konuda yetkisinin bulunduğunu, davacının da durumdan haberdar olup aylar sonra kötü niyetle dava açtığını, davalının eksik kira ödemesinin bulunmadığını, tahliye sebeplerinin de oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.2007 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme davacının vekili ... ile davalı arasında düzenlenmiş, sözleşmede aylık kiranın 4.000 TL olacağı ve sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde birinci yılın sonundan itibaren kira parasının ÜFE oranında artırılacağı kararlaştırılmıştır.
Taşınmazı kiralaması için davacı tarafından vekiline verilen 4.9.2007 tarihli vekaletnamede davacı, vekiline dava konusu edilen kiralananı dilediklerine, dilediği bedel ve koşullarla kiraya verme, kiracıları ile muhatap olma, kira sözleşmeleri akdetme, sözleşmeleri tecdit, temdit ve fesih etme , kira bedellerini artırma, kira bedellerini tahsil etme, gerekirse kiracıyı tahliye edip yeniden kiraya verme yetkilerini tanımıştır.
Kiracılık süreci içinde davalı, ekonomik koşulların aleyhine değiştiğini belirterek vekil ile bu kez 1.5.2008 başlangıç tarihli ve on yıl süreli aylık 2.000 TL bedelli yeni bir kira sözleşmesi imzalamış ve Mayıs 2008 ayından itibaren kiraları da 2.000 TL olarak davacının banka hesabına yatırmıştır.
Davacı, ikinci sözleşme konusunda bilgisinin ve talebinin olmadığını belirterek ilk sözleşme gereğince eksik ödenen kira bedellerinin tahsili ve kiralananın tahliyesi için dava açmış ise de vekilini ikinci sözleşmenin yapılmasından sonra 25.8.2008 tarihinde vekillikten azletmiştir.Müvekkilin vekilini vekillikten azletmesi yenilik doğurucu bir işlem olduğundan ve vekil vekaletnamesindeki yetkilere dayanarak davalı ile ikinci bir sözleşme yaptığından söz konusu sözleşme vekalet ilişkisinin tarafı olmayan davalı kiracı yönünden geçerli olup davacının bu sözleşme nedeniyle uğradığı bir zarar varsa vekalet sözleşmesi gereğince aralarındaki iç
ilişki itibariyle vekilinden tazminini isteyebilir. Davalı geçerli bir kira sözleşmesi gereğince sözleşmede kararlaştırılan kira bedellerini ait olduğu ay içinde ödemiş olduğundan yeniden ilk kira sözleşmesine dönülerek kira farklarından sorumlu tutulamaz. Bu durumda mahkemece kira alacağı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9451, K. 2010/12283, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama