KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9656 E., 2011/337 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalılardan ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesi gereğince,muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu,yönetici,kapıcı,muhtar,ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda İse; Davalı ...’e gönderilen dava dilekçesi ekli duruşma gününü gösterir davetiye Tebligat Yasasının 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, haber verildiği yazılan komşunun imzası alınmamıştır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalıya yapılan tebligat geçersizdir.Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra,işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9656, K. 2011/337, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama