KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9713 E., 2011/480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davanın niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, kira sözleşmesinin feshine, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar kira sözleşmesinin özel şartlar bölümündeki 1.madde ile kararlaştırılan “Kiracı mecuru hiçbir şekilde devir ve ciro edemez, başkasının istifadesine terk edemez, devredilebilen her türlü firma ve şirketlerin bir diğerine devri halinde veya aynı yerde ikinci firma, şirket kurulması vefat, iflas, konkordato veya isim değişikliği hallerinde yürürlükteki kira akdi hiçbir bildirime gerek olmaksızın münfesih hale gelir” hükmü gereğince kiralananların bir başka şirkete devredildiğini bildirerek akde aykırılık nedeni ile tahliyesini istemişlerdir.
Davalı söz konusu şirketin sahiplerinin kiracı şirketin ortağı olduğunu ve devir ve ciro edilmediğini, akde aykırı bir durum olmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, akde aykırılık nedeni ile dava konusu kiralananların tahliyesine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımızda; taraflar arasında düzenlenen 01.01.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmeleri hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Davacı kiralayanlar kiralananın sözleşmeye aykırı olarak bir başka firmaya devredildiğinden söz ederek kiralananların
tahliyesini istemişlerdir. Taraflar arasında düzenlenen her iki kira sözleşmesinin 1.maddesi ile “Kiracı mecuru hiçbir şekilde devir ve ciro edemez, başkasının istifadesine terk edemez, devredilebilen her türlü firma ve şirketlerin bir diğerine devri halinde veya aynı yerde ikinci firma, şirket kurulması, vefat, iflas, konkordato veya isim değişikliği hallerinde yürürlükteki kira akdi hiçbir bildirime gerek olmaksızın münfesih hale gelir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Ne var ki davacılar tarafından davalı kiracı şirkete gönderilen ... Noterliğinde keşide edilen 12.03.2009 tarih 2739 no'lu ihtarname davalı kiracı ... Elektronik Pazarlama Ticaret Limited şirketine tebliğ edilemeden çıkış merciine iade edilmiştir. Yukarıda açıklanan şekilde akde aykırılığın giderilmesi için davalı şirkete bir ihtar tebliğ edilmemiştir.
Davalı kiracıya süreli ihtar gönderilmeden akde aykırılık nedeni ile açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9713, K. 2011/480, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama