KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9805 E., 2010/13290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 1.İcra Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece kiracı borçlular ... ve ... Tic.Ltd.Şti’nin itirazının kaldırılmasına ve tahliyeye kefil ... hakkındaki itirazın kaldırılması davasının reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından kefil hakkında davanın reddine ilişkin verilen karar temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde:Davalı ... ve ... Tic.Ltd.Şti.'nin 01.08.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre kiracı olduklarını, davalı ...'nın ise sözleşmenin kefili olduğunu, davalıların 2009 Ekim - 2010 Ocak aylar arası kira bedellerini ödemediklerinden haklarında takip yaptıklarını davalıların takibe haksız itiraz ettiklerini belirterek itirazın kaldırılmasına, kiralananın tahliyesine ve % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamışlardır.
Hükme esas alınan ve takibe dayanak yapılan 01.08.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı ... kefil olarak imzalamıştır. Sözleşmenin 19. maddesinde "kefilin kefaleti müşterek ve müteselsil olup kefil kontratın ilk yapıldığındaki kira dönemi ve belirlenen süre için kefaletin mevcudiyetinin devamını beyan ve imza ile kabul ve taahhüt eder" şartı vardır.
Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmenin bu hükmüne göre davalı ...’nın kira parasından dolayı müteselsil kefil bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle BK.484 ve 487. maddesi uyarınca müteselsil kefil olan davalı ... yönünden de itirazın kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9805, K. 2010/13290, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama