KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9856 E., 2010/13164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 2.İcra Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklıların davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, istemin süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar, davalı borçlu aleyhine 20.08.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen 8.400,00 TL kira alacağının faizi ile tahsili için Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/ 15308 Sayılı İcra dosyası ile haciz istemli icra takibi başlatmış bu takip nedeniyle İcra Dairesince düzenlenen Örnek 13 ihtarlı ödeme emrinin 07.08.2009 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı borçlu 11.08.2009 tarihli itiraz dilekçesi ile kira borcunun olmadığını belirterek icra takibini durdurmuştur.
Davacı kiralayan 13.05.2010 tarihinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacı alacaklının icra dosyasında muamelede bulunduğu 10.09.2009 tarihinde haberdar olduğu, altı ay içinde dava açılmadığı gerekçesi ile davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İİK ‘nun 269/3 maddesinde itirazın kaldırılması isteminde bulunulması için öngörülen altı aylık sürenin borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden başlayacağı düzenlenmiştir. Altı aylık sürenin hak düşürücü nitelikte olması ve kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle bu sürenin geçip geçmediğinin mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur.Dava konusu olayda borçlu davalının takibe itirazı İİK ‘nun 62/3 maddesi gereği alacaklı tarafa tebliğ edilmediğine göre davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9856, K. 2010/13164, 1 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama